ÇOCUĞUM ZEKİ Mİ?

ÇOCUĞUM ZEKİ Mİ?

PEKİ, YA ZEKÂ NEDİR?

 

Birer anne-baba olarak her ebeveynin kendi kendine sorulardan birisi de “Çocuğum zeki mi?” sorusudur. Zekâ kavramı, her insanın kelime dağarcığında olan ve cümlelerimizde sıklıkla kullandığımız bir kavramdır. Peki, gerçekten “zekâ”nın tanımını yapabiliyor muyuz?

 

Yazının devamını okumadan önce boş bir kâğıt ve kalem almanızı rica ediyorum.

 

“Zekâ nedir?” sorusunu düşünelim ve cevabımızı (belki de cevaplarımızı) kağıdımıza not alalım.

“Bu soruya kolay yanıt verebildik mi?” bunu da aynı kâğıda yanıtlayalım.

 

Bir çok insan “Zekâ nedir?” sorusuna çok net bir cevap bulamaz. “Aslında biliyorum; ama ifade edemiyorum.” durumunda kalır ya da “Ne söylesem bir şey eksik kalıyor.” gibi hisseder. Bunun nedeni aslında “zekâ” üzerine herkesin ortak karar kıldığı bir tanım yapılmamış olmasıdır.

 

Peki kendi çocuğumuzu düşünelim ve onu “zeki” olarak tanımlamamıza neden olan 5 özelliği  “Benim çocuğum zeki; çünkü….” kalıbına göre yazalım.

 

Şimdi bu yazdıklarımızdan yola çıkarak bir       “zekâ” tanımı yapmaya çalışalım ve not alalım. Yazdıklarınızı aşağıdaki yazıyı okuduktan sonra tekrar değerlendirin.

 

***

            Bazı eğitimciler, insanın zihinsel işlevlerini ele alıp insan zekâsını ölçtüklerini varsaydıkları IQ (Intelligence Quotient) testlerini geliştirdiler. Bazıları zekâ için insanın “öğrenme gücü ve hızı” dediler. Doğuştan gelen, sabit ve değiştirilemez olarak görülen zekâ, belli kalıplarla sınırlandırıldı ve başarının temel taşı olarak nitelendirildi. Böylece insanlar sadece belli sorulara sahip IQ testleri tarafından zeki-zeki değil olarak gruplandırıldı; fakat bizler biliyoruz ki okul birincisi olan çocuklar ÖSS de kaygı ile baş edemeyip iyi puanlar alamayabiliyorlar. Çok iyi okullarda okumuş insanlar kötü yatırımlar yapıp iş hayatlarında başarısız olabiliyorlar. Zekâ testlerinden çok yüksek puanlara sahip olanlar çok kötü bir aile yaşamına sahip olabiliyor. Nice zeki insanlar bir maddeye bağımlı olabiliyor. Bunlar bize gösteriyor ki hayatta başarılı olmanın sırrı IQ testlerinden alınan puanlarda yatmıyor.

 

Harvard Üniversitesi Eğitim Profesörlerinden olan Howard GARDNER 1983’te yazdığı “Aklın Çerçeveleri” adlı kitabında IQ puanları yüksek olup zeki olarak nitelendirilen insanların neden hayatta başarısız olduklarını araştırdı ve aslında zekânın tek yönlü olmadığını keşfetti. Bir eğitim psikologu olan Gardner, pek çok bilimsel araştırma yaptı ve insan zekâsının farklı bölümlerden oluştuğunu, bu bölümlerin de farklı özel işlevlere sahip olduğunu bulguladı.

 

Zekâ; Gardner’a göre en temel anlamıyla, “Bir insanın sürekli değişen dünya içinde yaşamak ve bu değişimlere ayak uydurmak için kullandığı yetenekler ve beceriler bütünüdür.”

 

Bu tanıma göre insan zekâsını farklı bölümlerini şu şekilde isimlendirdi:

 

˜    Sözel – Dilsel Zekâ

˜    Mantıksal – Matematiksel Zekâ                

˜     Görsel – Mekânsal Zekâ

˜    Bedensel – Kinestetik Zekâ

˜     Müziksel – Ritmik Zekâ

˜     Kişisel – İçsel Zekâ

˜     Kişilerarası – Sosyal Zekâ

˜    Doğa – Varoluşçu Zekâ

 

 

SÖZEL- DİL ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

İnsanların ve nesnelerin isimlerini kolayca hatırlayabilir. 

Yaşına uygun kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz eder.

Tekerlemeleri ve kelime oyunları çok sever.

Kendisine kitap okunmasını çok sever.

Bilmediği nesnelerin ismini, bilmediği kelimelerin anlamını sorar.

Öğrendiği yeni kelimeleri anlamlarına uygun olarak kullanmaya çalışır.

Başkaları ile yüksek düzeyde sözel iletişime girer ve düşüncelerini iyi ifade eder.

 

Okul Çocukları için


Düşüncelerini yazarak ifade edebilir. Hayal gücünün yoğun olduğu kompozisyonlar yazabilir.

Diğer insanların seslerini, üsluplarını taklit edebilir.

Okuduklarını kolay hatırlar.

Okuyarak ve yazarak hızlı öğrenir.

Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir.

Yazılı ve sözlü sunumlar yapmaktan hoşlanır. Büyük gruplar önünde bunları sunmaktan çekinmez.

Şiir ve hikaye yazmaktan ve yarışmalara girmekten zevk alır.

 

 

MANTIKSAL - MATEMATİKSEL ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Olayların oluşumu ve işleyişi hakkında çok soru sorar.

Nesneleri kategorilere ayırmada başarılıdır. Örneğin oyuncakları renklerine göre ya da boyutlarına göre ayırabilir.

Sebep-sonuç ilişkisi kurabilir.

Makinelerin nasıl çalıştığına dair sorular sorar.

Parmaklarıyla hesaplama yapmayı sever.


Okul Çocukları için

 

Zekâ oyunlarını, bulmacaları ve zor yap-bozları sever.

Somut olayları soyut ifadelerle açıklayabilir.

Olayları grafiklere dökebilir, sayısallaştırabilir.

Grafikler, şemalar ve şekiller ile daha çabuk öğrenir.

Kafasından hesaplamalar yapar.

Bu özellikleri ile matematik ve fen bilimleri problemlerini çözerken mevcut yöntemler dışında yöntemler bulabilir.

 

 

GÖRSEL - UZAYSAL ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Renklere karşı hassas ve duyarlıdır.

Sanat içerikli etkinlikleri sever.

Hayal kurar.

Filmleri, slaytları ve benzer görsel sunumlardan hoşlanır.

Haritaları, çizelgeleri, tabloları sever. Konuşarak öğrenemediklerini görsel yoldan öğrenebilir.

İyi seviyede resim çizer.

Oyun hamurlarıyla ya da diğer malzemelerle 3 boyutlu çalışmalar yapmaktan hoşlanır.

Varlıkların görsel imgelerini veya daha önceden bulunduğu bir yeri çok iyi hatırlar.

 

Okul Çocukları için

 

Sözel olarak öğrendiklerini resimleştirebilir, grafik ve diyagramlara dökebilir.

Grafik, tablo ve haritaları yorumlayabilir. Bu şekilde sunulan bilgileri daha hızlı öğrenir.

Yön bulma becerileri gelişmiştir.

Gördüklerini kolayca unutmaz.

Üç boyutlu ürünlerle çalışmaktan çok hoşlanır.

Bu özellikleri geometri sorularını kolayca çözmesine ve birçok farklı çözüm yöntemi bulabilmesine yardımcı olur.

 

 

MÜZİKSEL – RİTİMSEL ZEKÂ ALANI


Okul Öncesi Grup için

 

Şarkı söylemeyi çok sever ve şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar.

Müzik aletlerini çalmaya çok heveslidir.

Konuşurken veya hareket ederken elleri ve ayakları ile ritim tutar.

Farkında olmadan kendi kendine mırıldanır.

Çevresindeki seslere karşı duyarlıdır.

Oyun oynarken müzik dinlemekten hoşlanır.

 

Okul Çocukları için


Çeşitli seslerin nelerden kaynaklandığını ya da kimin sesi olduğunu bulmakta zorlanmaz.

Notaları kolayca öğrenir ve sesler arasındaki farklılıkları çabuk fark eder.

Müzik enstrümanlarına karşı çok ilgilidir ve bunları çalmayı zorlanmadan öğrenir.

Bir bilgiyi şarkı ve ya şiir halinde sunulunca daha hızlı öğrenir.

 

 

BEDENSEL – KİNESTETİK ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Bir yerde uzun süre kaldığında kımıldanmaya hareket etmeye başlar.

Başkalarının mimik, jest ve yüz ifadelerini çok iyi taklit eder.

Koşmayı, sıçramayı, zıplamayı çok sever.

Duygu ifadelerini çok iyi verir.

Kendini ifade ederken vücut dilini kullanabilir.

Gördüğü her nesneyi dokunarak incelemek ister.

El becerisi gerektiren etkinliklerde başarılıdır.

Bir şeyi parçalarına ayırıp birleştirmekten hoşlanır.

Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

 

Okul Çocukları için

 

Birçok spor dalına karşı merakı ve yeteneği vardır.

Tiyatro- Drama çalışmalarında başarılı olurlar.

Hem kendi mimik ve duygularını çok iyi ifade ederler hem de diğer insanların mimik ve duygularını çok iyi anlarlar.

El becerileri gelişmiştir.

Dans etmeyi çok severler.

Bir bilgiyi öğrenebilmeler için ellerine almaları ve dokunmaları onlara yardımcı olur.

 

 

KİŞİLERARASI - SOSYAL ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Arkadaşlarıyla-yaşıtlarıyla oynamayı çok sever.

Yeni girdiği bir ortamda uyum sorunu yaşamaz.

Oyuncaklarını paylaşırken sorun yaşamaz.

İhtiyacı olan arkadaşına yardım eder.

En az iki-üç yakın oyun arkadaşı vardır.

Başka çocuklarla işbirliği yapabilir, kurallı oyunlar oynayabilir.

Yetişkinlerle olan ilişkilerinde hatır sorar, rica ve teşekkür edebilir.

Empatisi gelişmiştir.

 

Okul Çocukları için


Hem yaşıtları hem de farklı yaş grubundan olan kişilerle anlaşabilir.

Konuşarak bilgi paylaşmayı sever.

Büyük gruplarla çalışmaktan çekinmez, liderlik rolüne doğal bir biçimde bürünebilir.

Grup çalışmalarında uyumlu ve başarılı olur.

Dâhil olduğu gruplar içinde çıkan çatışmalarda tarafsız düşünebilir ve çözüm yolları geliştirebilir.

Esprili ve empati kurabilen bir yapısı vardır.

Toplumsal olaylara karşı duyarlıdır.

 

 

İÇSEL ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Bağımsız olma eğilimindedir.

Yalnız oyun oynayabilir, canı sıkılmaz, kendi başına oyun kurabilir.

Duygu ve hislerini kendi yaş grubuna uygun cümlelerle anlatabilir. Neye sevinip neye üzüldüğünü söyleyebilir.

Kendine güven yüksektir.

Tek başına yapmaktan hoşlandığı bir hobisi/etkinliği vardır. Bunları kendine saklamayı tercih eder.

 

Okul Çocukları için

 

Yalnız kalmaktan hoşlanır. Bu yalnızlık, depresif tarzda bir yalnızlık değildir.

Anne-baba ya da arkadaş desteğine ihtiyaç duymadan kendi işini kendi görebilir.

Hangi durumda ne hissettiğini analiz edebilir. Duygusal tepkilerini buna göre düzenleyebilir.

Davranışlarının sonuçlarını öngörebilir.

Kendisine özgü bir değerler sistemi vardır. İyi-kötüyü ve doğru-yanlışı kendisi ayırt edebilir.

Hayata dair düşünceleri ve hayattan beklentileri doğrultusunda hedefleri vardır.

 

 

DOĞACI ZEKÂ ALANI

 

Okul Öncesi Grup için

 

Doğaya, hayvanat bahçesine veya müzelere yapılan gezileri çok sever.

Doğa olaylarının oluşumu hakkında çok meraklıdır. (Neden yağmur yağar, volkanlar nasıl patlar?)

Bitkileri çok sever, bitki yetiştirmek ister. Eğer varsa sular, bakımını üstlenir.

Hayvanlara karşı çok duyarlıdır. Hayvanlarla ilgili çok soru sorar, kendine ait bir hayvanı olsun ister.

Mevsimlere ve iklimlere dair sorular sorar.

 

Okul Çocukları için

 

Belgesel izlemeyi, doğa gezilerini, bu tarzdaki yayınları takip etmeyi sever.

Doğa olaylarının oluşumlarını, neden-sonuçlarını çok iyi kavrayabilir.

Bitki ve hayvanların türlerine ve soylarına karşı meraklıdır.

Açık alandaki etkinliklerden hoşlanır. Doğa içinde daha iyi öğrenir.

Doğa-insan etkileşimine karşı duyarlıdır.

 

***

 

IQ denilen zekâ tanımı içerisinde sadece Mantıksal- Matematiksel ve Sözel – Dilsel Zekâ alanlarını barındırır. Bu yüzden ÖSS yi ve daha erken yaşlarda uygulanan benzer sınavları birer IQ testi gibi düşünebiliriz. ÖSS de iyi puanlar elde edememiş çocukları sorgusuz sualsiz “zeki değil” diye nitelendirmek ne kadar doğrudur? Bu çocukların da bir kısmı devlet üniversitelerinin ilgi duydukları programlarına yerleştirilseler akranları gibi başarı gösteremeyeceklerini kim neye dayanarak söyleyebilir?

 

Gardner “Çoklu Zekâ” teorisi ile insanların hayatta karşılaştıkları problemleri çözmek için verimli ve etkili çözümler üretme becerilerine, çözülmesi gereken daha karmaşık yapılı problemleri keşfetme yeteneklerine, potansiyellerine göndermede bulunmuştur. Bu açıdan bakılınca çocuklarımızın zekâsını değerlendirirken klasik ölçütleri göz önünde bulundurmak onları belli sınırlar içinde değerlendirmek demektir; fakat gelişimi sağlıklı ilerleyen bir çocuğun hayatta kendisini var edebilmesinin ve yaşına uygun olan bilgileri öğrenmesinin bir çok yolu vardır. Önemli olan çocuğunuzu objektif olarak şu tip sorular açısından değerlendirmenizdir.

 

Nasıl - ne şekilde daha hızlı öğrenebiliyor?

Hangi tarzdaki konulara ilgi duyuyor?

Hangi tür aktiviteleri yapmaktan hoşlanıyor?

Olayları ve nedenlerini kendince açıklarken nasıl bir zihinsel yöntem kullanıyor?

 

Bu sorulara alacağınız yanıtlar ile ilgili zekâ alanlarını karşılaştırarak çocuğunuzun –hatta kendinizin- hangi zekâ alanlarının gelişmiş olduğunu tespit edebilirsiniz. Ancak unutmayın, zekâ hayata tutuma yeteneklerimizi gösterir ve bu gördüğünüz gibi her insanda farklı bir yön izleyebilir. Bu yüzden de bu bakış açısı zekâyı sayısallaştırmaz ve daha zeki – az zeki gibi sıfatlarla etiketlemez. Bu nedenle, bu sorulara alacağınız yanıtlar sizler için, çocuğunuzun yatkınlıklarını ve öğrenme yöntemlerini tanımanız için bir fırsat oluşturur. Buradaki amaç çocuklarımızın klasik kalıplardan kurtulması ve onlara özgürce, kendi doğalarında olan öğrenme şekilleriyle hayatı öğrenmeleri için rehberlik etmektir.

 

PSIKOLOG GIZEM OZAN.

 

 


 

 * Emeğe Saygı! *

 

           

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !