ÇOCUKLARDA OLUMLU KİŞİLİK GELİŞİMİ

<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:Wingdings; panose-1:5 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-charset:2; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:0 268435456 0 0 -2147483648 0;} @font-face {font-family:"Comic Sans MS"; panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:script; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face {font-family:"Script MT Bold"; panose-1:3 4 6 2 4 6 7 8 9 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:script; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->


            Anne-babaların en büyük arzularından biri de sağlam ve herkes tarafından takdir edilen bir kişiliğe sahip çocuklar yetiştirmektir. Kişilik kabaca iki yapıdan oluşur: Mizaç ve karakter.

 

Mizaç; doğuştan gelen özelliklerimizdir. Çocuğunuzun mizacı inatçı, içe dönük, fazla hareketli, muzip olabilir. Bunlar genetiktir, aile bireylerinden miras almıştır. Üzerinde çok fazla oynama yapamazsınız.

 

Karakter; çevre etkisiyle kazandığımız özelliklerimizdir. Belli bir mizaç ile dünyaya gelsek de neyin doğru neyin yanlış olduğunu, olaylara ne şekilde tepki vereceğimizi, iletişim tarzlarımızı çevre koşulları belirler. Karakter, özellikle çocuklarda esnektir. Çocuğun yakın çevresi olan aile içindeki tutumlar ile okul ortamı içindeki tutumların paralel ve olumlu olması çocukların olumlu karakter geliştirmelerine yardımcı olur.

 

            İnsanoğlunun kişiliği ergenlik sonuna kadar gelişir, değişir, bozulur, düzelir, yeniden yapılanır ve iyi-kötü bir temele oturur. Bu yüzden çocuk deyip geçmemeli, erken dönemlerden itibaren olumlu kişilik geliştirmeye yönelik tutumlara sahip olmalıyız.

 

*Öncelikle çocuğunuzu tanımak istemelisiniz. O’nun sizden ayrı bir birey olduğunu kabul edip objektif bir bakış açısı ile onun özelliklerinin mizaçtan mı, karakterden mi kaynaklandığını fark etmelisiniz.

 

*Bir sorunun mizaçtan kaynaklandığını düşünüyorsanız, bunu olumlu yönde desteklemek için olumlu çevre ile karakterini düzeltebilirsiniz. Karakter mizacı dengeleyecektir.

Örneğin: Çocuğunuzun sinirli bir mizacı varsa, bunu babadan ya da ananeden almış olabilir. Bununla ilgili yapabileceğiniz şey: O’na istemediği durumlarla karşılaştığında içinden sevdiği bir şeyi düşünerek ya da büyük çocuklar için içinden 10a kadar sayarak kendini sakinleştirmeyi öğretebilir, ardından insanlarla bağırarak konuşmamasını, etrafındaki herkesin çok nazik konuştuğunu O’na hatırlatarak sinirli mizacını, nazik iletişim kuran bir karakterle dengeleyebilirsiniz.

 

*Çocuklar dürtüseldir. Bir şeyi yapmak istediklerinde hemen yapmak, her şeye anında sahip olmak isterler. Er ya da geç, bunun mümkün olmadığını öğreneceklerdir. Engellenmelerle karşılaşmalarının kırıcı olmamasını istiyorsanız, onlara kendilerini kontrol etmeyi 1,5 yaştan sonra SİZ öğretmelisiniz. Eğer çocuğunuzla, kuralları ve doğru davranışları yerleştirecek kadar çok vakit geçiremiyorsanız; bakıcınıza ya da kreş-anaokulu öğretmeninize güvenmeli ve bu disiplini kazandırmalarını onaylamalısınız. Böylece çocuğunuz bu deneyimi, sevdiği bir kişi ile etkilenmeden yaşayacaktır. Dürtüselliklerini törpülemek Onlara ilerde otokontrolü sağlam bir kişilik kazandıracaktır.

 

*Çocuğunuzu asla diğer çocuklarla kıyaslamayın. Bir elin parmakları bir değildir, unutmayın. O’nu değerlendirirken olumlu kişilik özelliklerini kriter olarak görün; ancak olumsuz kişilik özelliklerini göz ardı edip çocuğunuzu sütten çıkmış ak kaşık olarak tanımlamayın. Bu, olumsuz özellikleri pasif şekilde kabul etmek demektir.

 

*Anlattığı her konuya önem verin ve mutlaka dinleyin. Eğer çok acil bir durum söz konusuysa bunu O’na açıklayın ve daha sonra dinleyeceğinize dair söz verin, tabi bu sözünüzü de unutmayın!

 

*Çocuğunuzun olaylara ya da size karşı tepki vermesini engellemeyin. Eğer kızmışsa bunu ifade etmesi, içinde bastırmasından daha sağlıklıdır. Bırakın bağırsın, ağlasın. Kendi kendine sakinleşmesi için O’na süre tanıyın. Böylece kendini ifade edebilen özgür bir kişilik geliştirecektir.

 

*Yaşadığınız her an, doğru ve yanlışı öğretip kişiliğini sağlamlaştırmak için fırsatlarla karşılaşabilirsiniz. Bunları değerlendirin. Çöpünü yere atan bir kadın gördüğünüzde bu davranışı çocuğunuzla tartışın. O’na bunun doğru mu yanlış mı olduğunu sorun, neden atmış olabilir, doğru olan nereye atmasıydı?

 

*Çocuklarınız sizin ideallerini gerçekleştirme nesneleriniz değildir. Bunu unutmayın! Yapamadığınız şeyleri eğer onlar istemiyorsa yapmaları için diretmeyin. Sevdikleri ve iyi hissettikleri şeylerle ilgilenmeleri için teşvik edin. Bu davranışınız, yetişkin hayatlarında başkalarının fikirlerinden etkilenmeyen sağlam bir kişiliğe sahip olmalarına yardımcı olacaktır.

 

*Her ortamda kendilerini ifade etmeleri için motive edin. Fikirlerini ve düşüncelerini alaya almayın. Doğru bildiklerini savunmaları için destek olun. İfade özgürlüğünün anlamını şimdiden öğretin.

 

*Küçük yaşta sanat aktivitelerine katılın. Yaşayarak öğrenmesi için alanlar yaratın. Böylece daha yaratıcı bir kişiliği olacaktır.

 

*Hangi konularda anlaşamadığınızı, nerelerde çatışma yaşadığınızı belirleyin. Mümkün olduğunca bu ortamları yaratmamaya çalışın. Bile bile çatışmaya girmek önce ilişkinizi negatif yönde etkileyecek, daha sonra da çocuğunuzun kavgacı bir kişiliğe sahip olmasına yol açacaktır.

 

*Gerçekten de kimse mükemmel değildir. Çocuklarımızın mükemmel olmasını beklemek aslında kendi eksik yönlerimizi tatmin amacı içerir. Her zaman uslu duran, çok güzel yemek yiyen, arkadaşlarıyla her zaman oyuncaklarını paylaşan, hiç huysuzluk yapmayan, evi dağıtmayan, sınıfında en aktif olan, her alanda başarılı olan bir çocuk sahibi olmak herkesin hayalidir; ancak bu çocuk gerçekten de hayalidir. :) Öncelikle çocuklarınızın yaş grubuna göre gelişim normlarını, ne yapıp ne yapamayacaklarını bilin. Ona göre beklentilerde bulunun. Yapamadıkları için onu suçlamayın, teşvik edici olun. Unutmayın bir çocuğun belli bir şeyi başarmak için çabalaması bile büyük bir başarıdır.

 

* Kendi davranışlarınızın çocuğunuza yansıyacağını unutmayın! Doğrularınızla O’na örnek olun. Yanlış yaptığınızda özür dileyin ve herkesin yanlış yapabileceğini açıklayın. Böylece çocuğunuz kendisinin de bazen  yanlış yapabileceğini, mükemmel olmak zorunda olmadığını anlayacaktır.

 

Sevgiyle kalın…

                                                                                                                            

Psikolog Gizem OZAN.                                  



*  Emeğe Saygı!  *                                                              

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !